Aklı Selim, Kalbi Selim, Zevki Selim: Hayatın Komik ve Düşündüren Hali
Bij okurlarına özel hazırlanan bu içerikte “Aklı selim, kalbi selim, zevki selim ne demek” hakkında en önemli detayları derledik.
İzmir’in o güzelim sahilinde oturup çayımı yudumlarken, kendime soruyorum: “Aklı selim, kalbi selim, zevki selim ne demek?” Evet, kulağa felsefi geliyor ama aslında hepimizin hayatında küçük küçük karşımıza çıkan bir üçleme bu. Hem ciddi hem de komik yanları var; tıpkı benim arkadaş ortamında yaptığım espriler gibi. İnsan bazen hem güler hem de derin bir iç çekişle “Bu durum aslında çok doğru” der. İşte bu yazıda, hem güldüren hem düşündüren o halleri masaya yatıracağız.
Aklı Selim: Mantık mı, akıl mı, yoksa bahane mi?
Aklı selim derken ilk akla gelen şey mantık. Ama gelin görün ki benim gibi birisi için mantık, çoğu zaman “Şimdi bunu yaparsam arkadaşlar ne der?” ya da “Acaba bu mesajı atsak mı, yoksa spam mı derler?” sorularıyla dolu bir labirent. Geçen gün arkadaşlarla kahvede otururken biri dedi ki:
— “Abi senin aklın selim mi, selim değil mi belli olmuyor.”
Ve ben içimden: Selim mi? Bazen aklım sadece ‘kahve istiyorum’ diyor, gerisi teferruat.
Aklı selim olmanın temel özelliği, karar verirken mantıklı düşünmek. Ama İzmir’de yaşayıp deniz manzarasına bakarken mantıklı kararlar almak… biraz zor. Bir yandan akıl devrede, bir yandan kalp “Hadi onu ara, belki kabul eder” diyor. Ve işte burada aklı selim devreye giriyor: ne yapacağını bilir, ama bazen kendine bile şaka yapar.
Kalbi Selim: İçtenlik mi, yoksa dramatik midir?
Kalbi selim, işte o noktada devreye giriyor. İnsan ilişkilerinde samimi, kırıcı olmayan, içten bir duruş demek. Ama benim kalbim bazen öyle dramatik ki, arkadaş ortamında “Abi sakin ol” diye uyarılmaktan kendimi alamıyorum. Geçen gün kafede birine kahve ikram ettim, yanlışlıkla latteyi masasına döktüm. Kalbim dedi ki:
— “Vay be, hayatın dramı bu muymuş?”
— “Abi, sadece latte döktün,” dedi arkadaşım.
Kalbi selim olmak, bir nevi empati süzgecinden geçmek demek. İnsan karşındakine zarar vermemek için elinden geleni yapar, ama bazen kendi dramını da eklemeyi ihmal etmez. İşin komik yanı, kalbi selim insanlar genelde kendilerini fazla önemser gibi görünür, ama aslında sadece dünyayı biraz fazla ciddiye alırlar.
Zevki Selim: Stil mi, zevk mi, yoksa kahve seçimleri mi?
Zevki selim, işin eğlenceli kısmı. Burada amaç, hayattan keyif almak ve bunu etrafına da yansıtmak. Ama benim gibi biri için zevk, bazen “Acaba bu tişört karnabahar desenli mi duruyor?” sorusuyla başlar ve “Neyse, kim takar?” diyerek biter. Arkadaşlarım sürekli diyor:
— “Senin zevkin selim mi, deli mi belli değil.”
Ve içimden diyorum ki: Selim de deli de, önemli olan kahve yanındaki tatlıyı doğru seçmek.
Zevki selim insanlar, aslında küçük detaylarda mutluluk bulur. Kimi zaman bu bir müzik parçası, kimi zaman kahve yanındaki ufak tatlıdır. Ama önemli olan, bu zevki abartmadan, kimseyi rahatsız etmeden yaşamak. İşte burada hem komik hem de içten yanımız devreye girer: Zevkini gösterirken insanı güldürür, düşündürür, bazen de “Abi çok ciddiye alıyorsun” dedirtir.
Gündelik Hayattan Komik Örnekler
Bir gün arkadaşlarla Alsancak’ta yürüyorduk, aklı selim devrede: “Bugün diyet yapacağız.” Kalbi selim devrede: “Ama bu arkadaşlarımızla ilk kahve buluşması, tatlı almadan olmaz.” Zevki selim ise: “Tatlıyı şık seçelim ki Instagram’a yakışsın.” Sonuç? 3 kişi çikolatalı pasta, ben ise minik bir profiterol aldım. Aklım mantıklı, kalbim içten, zevkim şık ama… yine biraz kendime güldüm.
Ya da markette bir tatlı seçerken:
— “Bunu alayım mı, yoksa çikolatalı mı?”
İç sesim: Kahveyle gider, mantıklı.
Kalbim: Ama fıstıklı daha iyi olur, hani arkadaşlar görse…
Zevkim: Instagram’da estetik durur mu acaba?
Sonuçta hem komik hem düşündürücü bir şekilde, hepsi “selim” halleriyle karışıyor.
Sonuç: Selim Olmak Hem Zor Hem Keyifli
Aklı selim, kalbi selim, zevki selim olmak, tıpkı benim gibi bir genç için bazen zor, bazen komik, ama çoğunlukla düşündürücü. Mantıklı kararlar verirken, içten olmayı unutmamak ve zevklerini doğru şekilde yaşamak; hem insan ilişkilerini hem de günlük hayatı dengede tutuyor.
İzmir’de, sahilde oturup çay içerken düşündüğümde anlıyorum ki: selim olmak sadece bir kelime değil, bir yaşam biçimi. Hem kendinle hem de çevrenle dalga geçebildiğin bir yol. Ve bu yol, bazen latte dökmek, bazen pasta seçmek, bazen de sadece denize bakıp gülümsemek demek.
Yani bir sonraki kahve molanda ya da arkadaş buluşmanda, aklın selim olsun, kalbin selim olsun, zevkin selim olsun… ve işin en güzel tarafı, bunu yaparken hem kendine hem de etrafına gülmeyi unutma.
Aklı selim, kalbi selim, zevki selim ne demek? İşte böyle bir denge, hem mizah hem içtenlik, hem de hayattan keyif almayı sağlayan üçlü bir formül. Ve evet, bazen bu formülü uygulamak, latteyi dökmemek kadar zor olabilir ama emin ol, her anı değerli kılar.